Polly beşinci sabah uyandı. Dünya suya dönüşmüştü.
Tren, Baykal Gölü boyunca ilerliyordu. Göl, pencereyi tamamen doldurmuştu. Su derin, kusursuz bir maviydi.
Balıkçı Igor, elinde bir defterle penceredeydi.
"Baykal," dedi. "Dünyanın en derin gölüdür. 1.642 metre derinliğinde. Aynı zamanda en eski göldür. 25 milyon yıllık."
Su o kadar berraktı ki Polly, sığ yerlerde gölün dibindeki taşları görebiliyordu.
Read it. Then say it.
Shadow this paragraph in the PollyStop app — record yourself, see how close your pronunciation gets to a native speaker's, sentence by sentence. Free.
"Dünya üzerindeki donmamış tatlı suyun yüzde 23'ünü barındırır," dedi Igor. "Kuzey Amerika'daki tüm Büyük Göller'den daha fazla."
Tren, Slyudyanka istasyonunda durdu. Igor indi. Polly'nin kanat ucunu iki parmağıyla sıktı. "Üç gün balık tutacağım. Sonra eve." El salladı ve gitti.
Tren, göl boyunca üç saat daha ilerledi. Bir grup Baykal foku su yüzeyine çıktı. Onlar, dünyadaki tek tatlı su foklarıdır.
Polly, altında ne kadar su olduğunu düşündü. Baykal'da yaşayan küçük pembe bir karides var. Suyu temiz tutuyor. Bu işi 20 milyon yıldır yapıyor.